0

Denenmis Pasta,Tatli ve Yemek tarifleri

Image Hosted by ImageShack.us







"Mevlid-i Nebî"


Sevgili Peygamberimizin(s.a.v.) doğumunun 1437'inci yıldönümü bize, sevdiklerimize, milletimize, İslam alemine ve tüm insanlığa hayır ve sevgi dolu kalpler getirsin.


SAVAŞSIZ BİR DÜNYA DİLEĞİYLE


KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN


İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen ve peygamberlerin sonuncusu olan Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed'in (s.a.v) doğumunun 1437'inci yıldönümü bize, sevdiklerimize, milletimize, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirsin.


Kameri takvime göre Rebiü'l-evvel ayının 12. gecesinde doğan Peygamberimizin doğum günü Milâdî takvime göre ise 571 yılı Nisan ayının yirmisine denk geliyor.


Her toplum kendi seçkin şahsiyetlerini örnek alır. İlim, irfan ve akl-ı selim sahibi insanların da yapacağı budur. İşte bu insanlar dünya ve ahirette, mesut ve bahtiyar olurlar. Bu tür bahtiyar insanlardan yoksun olan toplumlar ahlâki çöküntüye düşerler, huzurları bozulur; güç ve kuvvetlerini kaybederler; anarşinin içine düşerler. Bu kaçınılmaz bir sonuçtur.


Dinî ve ahlakî hayatımızın en büyük örnek şahsiyeti, hiç şüphe yok ki, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’dir.


Alemlere rahmet olarak gönderilen son peygamber, Hz. Muhammed (s.a.s.)’in örnek hayatı incelendiğinde; O’nun muhteşem özellikleri, açıkça görülür.


Allah Rasûlü, kimsenin ayıbını yüzüne vurmaz, hoşlanmadığı ve yanlış gördüğü bir davranış olursa o davranışı yapanların kim olduğunu belirtmeden ve kimseyi kırmadan, yanlışları düzeltir; kimsenin sözünü kesmez, konuşması bitinceye kadar dinler, kimsenin gizli hallerini araştırmaz, kendini ilgilendirmeyen konularla meşgul olmazdı. Allah’a hürmetsizlik yapılmadıkça, kendisine karşı yapılan kötülükleri bağışlar, eline fırsat geçse de intikam almayı düşünmezdi. Zengin-fakir, efendi-köle, büyük-küçük ayrımı yapmadan insanları eşit tutardı.


Hz. Peygamber cömertti. İkram etmeyi çok severdi. Eline geçen hemen her şeyi muhtaçlara dağıtır, kimseyi eli boş çevirmezdi. Bütün işlerini tam bir düzen ve intizam içinde yapar, vaktini boşa geçirmezdi.


Dürüstlükten ayrılmazdı. Verdiği sözü tutardı. Şakayla da olsa, asla yalan söylemezdi. Henüz peygamber olmadan “güvenilen kişi” unvanını kazanmıştı. Bunun içindir ki, Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de; “Sizin için, Allah’ın Rasulü (Hz. Muhammed), Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çokca zikredenler için, güzel bir örnektir.[Ahzap Suresi Ayet:21.] buyurur. Bunun yanında; Allah Teala Kur’an’da Yüce Peygamberimizin “En üstün ahlâk üzere bulunduğunu”[Kalem Suresi Ayet:4.],“Allah’ın rahmetinin eseri olarak ümmetine yumuşak ve merhametle davrandığını”[Al-i İmran Suresi Ayet:159.] bildirmiş ve “Ey Muhammed! Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik”[Enbiya Suresi Ayet: 107.] buyurmuştur.


Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) de “Sizin en hayırlınız, ahlâken en güzel olanınızdır.”[Buhari], “Ben ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim”[Malik] buyurmuştur.


Hz. Mevlâna (k.s.) "Ben sağ olduğum müddetçe Kur’an’ın kölesiyim. Ben Muhammed muhtarın yolunun tozuyum..." ve "Alnımızdaki o parlak nûr, Hak âşıkının gönlündeki o iman ışığı, secde eseri olarak mü'minlerin yüzlerinde görülen bütün bu nurlar, bilki her nurun nuru, Allah'ın sevgili peygamberi Muhammed'in nurundandır. " demektedir. Bizlerinde, Rahmet Peygamberinin, O yüce insanın (s.a.v.) yolunda kurban olması, örnek alması gerekmektedir.


O Rahmet Peygamberi, “İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olamazsınız.” buyurarak birbirimizi sevmeyi imanın bir gereği olarak ifade etmiş, sevgi ve imanı toplumsal barışın temel direği yapmıştır. O, bütün hayatı boyunca, bizlere Yüce Yaratıcı’ya iman edip O’nu içtenlikle sevmeyi, ona bağlanarak ibadetlerle hayatımızı anlamlı kılmayı, dürüstlüğü, emaneti korumayı, insan haklarına uymayı, zayıf ve muhtaçlara yardım etmeyi, yetim ve kimsesiz çocuklara kol kanat germeyi, herkesin ve her şeyin hakkını gözetmeyi, komşuluk ve akrabalık bağlarına riayet etmeyi, kimseyi kırmamayı, iyilikte yarışmayı, yararlı insan olmayı öğütlemiştir.


Mevlid Kandili, Hz. Peygamber’in bizlere sunduğu bütün değerleri ve yol gösterici öğütlerini anlama ve bu anlayışla yaşama ve yenilenme zamanıdır. Bu değerleri fark etmek ve onları bir davranış bilincine ve yaşanan bir hayat haline getirebilmek, dindarlığımızın temel hedefi olmalıdır.


Sevgili Peygamberimizin doğumunun 1437'inci yıldönümünü kutlarken, Müslüman’a yaraşanın onun yüksek ahlakını benimsemek, ailesine, çevresine, milletine ve devletine yararlı bir insan olmaktır.


Sevgili Peygamberimizin(s.a.v.) doğumunun 1437'inci yıldönümü "Mevlid-i Nebi" bize, sevdiklerimize, milletimize, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirsin dileriz.

kenton.blogcu.com dan alintidir...

Yorum Gönder

 
Top